...Onlarda kendileri için daha nice yararlar
ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? (Yasin
Suresi, 73)
İç savaşlar, toplu katliamlar, gözünü kırpmadan
adam öldüren insanlar, sokaklarda yatan çocuklar, evi barkı
olmadığı için soğuktan donan insanlar, çocuk yaşta cinayet
işleyenler, aile içinde yaşanan problemler, gençlik çeteleri,
yolsuzluklar, …
Günlük yaşamın bir parçası haline gelen bu
gibi toplumsal sorunlar düşünüldüğünde hepsinin temelinde
ortak bir eksikliğin olduğu görülecektir. Bütün bu sorunların
ortaya çıkmasına neden olan adaletsizlik, dolandırıcılık,
sahtekarlık, merhametsizlik gibi kötü ahlak özelliklerinin
temelinde yatan da yine bu eksikliktir.
Bu önemli eksiklik insanların düşünmemeleri
ve dolayısıyla gerçekleri görememeleridir. Bu gibi kişiler
için ön planda olan kendi çıkarları, kendi yaşamlarıdır.
Çevrelerinde yaşananlar onları ilgilendirmez. Ara sıra düşündükleri
sınırlı konular da yine kendileri ile ilgilidir. Bu nedenle
kendi doğru ve yanlışlarının sınırları içinde bir yaşam
sürerler. Günlük yaşamın akışı içinde yaptıklarını yeterli
gören bu kişiler dünyada bulunuş amaçları gibi hayati önemdeki
konuları akıllarına bile getirmezler.
Çevrelerindeki canlıların özelliklerini, nasıl
olup da böyle kusursuz bir çeşitliliğin ortaya çıktığını,
kendi vücutlarını, gökyüzündeki dengeleri kısacası hiçbir
şeyi düşünmezler. Dolayısıyla da bunların Allah tarafından
"tasarlanmış", yani "yaratılmış" olduğunu fark edemezler.
Tüm evrenin yaratıcısı olan üstün güç sahibi Allah'ı gereği
gibi takdir edemezler. Neden yaratılmış olduklarının ve
Allah'a karşı sorumlu olduklarının bilincine varmazlar.
Oysa Kuran'da düşünmenin önemini, ancak düşünen kimselerin
öğüt alacağını vurgulayan pek çok ayet vardır. Bir ayette
düşünen ve bunun sonucunda Allah'ın kudretinin farkına varan
kişilerden şöyle bahsedilir:
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece
ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için
gerçekten ayetler vardır. Onlar, ayakta iken, otururken,
yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı
konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu
boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından
koru." (Al-i İmran Suresi, 190-191)
İşte bu kitabının amacı da Allah'ın yaratılış
mucizelerinden birini daha tanıtarak bu düşünce tembelliğini
kırmaktır. Bununla birlikte balarısının kitap konusu olarak
seçilmesinin de çok önemli bir nedeni vardır. Balarıları
Kuran'da Allah'ın dikkat çektiği canlılardandır. Allah Nahl
Suresi'nde arıların Kendi vahyi ile hareket eden canlılar
olduklarını şöyle bildirmektedir:
Rabbin balarısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda
ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra
meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı
yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde
şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz
düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.
(Nahl Suresi, 68-69)
Görüldüğü gibi ayetlerde kendine ev edinen,
meyvelerden yiyen ve bal üreten arılara dikkat çekilmektedir.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde de görüleceği gibi kovandaki
arılarla ilgili benzer işlerin tümü işçi arılar tarafından
yapılmaktadır. Bir arı kovanında işçi arılar, kraliçe arı
ve erkek arılar bulunur. Kovandaki hemen hemen her türlü
işle görevli olan işçi arılardır. Bununla birlikte kraliçe
arının, kovanın devamlılığını sağlamak gibi son derece önemli
bir görevi vadır. Erkek arılarınsa kovan içindeki tek fonksiyonları
kraliçeyi döllemektir. Kısa yaşam süreleri içinde bu görevlerini
yerine getirirler ve hemen arkasından ölürler.
Arıların özelliklerinin detaylı olarak inceleneceği
bu kitapta ayrıca arıların aralarında nasıl anlaştıkları,
kovandaki on binlerce arının nasıl olup da problemsiz bir
şekilde yaşadıkları, yönlerini nasıl buldukları, nasıl bal
ürettikleri gibi daha birçok konu ayetlerle birlikte ele
alınacaktır. Evrim teorisinin iddia ettiği gibi ne doğada
ne de arıların hayatında başıboş ve tesadüfi bir "yaşam
mücadelesi" olmadığını da ilerleyen bölümlerde bir kere
daha göreceğiz.
Bu kitabının amacı Allah'ın yaratılış mucizelerinden biri
olan arıları tanıtarak insanlardaki düşünce tembelliğini
kırmaktır. Bununla birlikte balarısının kitap konusu olarak
seçilmesinin de çok önemli bir nedeni vardır. Balarıları
Kuran'da Allah'ın dikkat çektiği canlılardandır. Allah Nahl
Suresi'nde arıların Kendi vahyi ile hareket eden canlılar
olduklarını bildirmektedir: Arıların özelliklerinin detaylı
olarak inceleneceği bu kitapta ayrıca arıların aralarında
nasıl anlaştıkları, kovandaki on binlerce arının nasıl olup
da problemsiz bir şekilde yaşadıkları, yönlerini nasıl buldukları,
nasıl bal ürettikleri gibi daha birçok konu ayetlerle birlikte
ele alınacaktır. Evrim teorisinin iddia ettiği gibi ne doğada
ne de arıların hayatında başıboş ve tesadüfi bir yaşam mücadelesi
olmadığını da ilerleyen bölümlerde bir kere daha göreceğiz.
