Görüldüğü gibi, Karma'da ahiret inancı
yoktur; bunun yerine sürekli ölüp, tekrar dünya hayatında
aynı ruhla, fakat yeni bir bedenle dirilme inancı vardır.
Ancak bu, Allah'ın Kuran'da bildirdikleri ile çelişen, batıl
ve sapkın bir inançtır.
Bu felsefede dikkat çeken bir başka sapkın
inanç ise, insanın bir ilah olarak da doğabileceğine inanılmasıdır.
Bu, tarih boyunca inanılan en batıl ve gerçek dışı iddiadır.
Böyle bir iddia açıkça Allah'a şirk koşmak anlamına gelmektedir.
Oysa açıktır ki, hiçbir insan ilah olamaz; tek bir İlah
vardır ve O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Tüm kainatın
ve canlıların sahibi, Yaratıcısı, koruyucusu ve İlahı Allah'tır.
O'nun eşi ve benzeri yoktur. Rabbimiz olan Allah, bu gerçeği
Kuran'ın İhlas Suresi'nde şöyle bildirir:
De ki: O Allah, birdir. Allah,
Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı
olmayandır). O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir
şey O'nun dengi değildir. (İhlas Suresi, 1-4)
Bunun dışında bir inanca sahip olanlar
doğru yoldan sapmışlardır ve dünyada da ölümden sonraki
hayatta da zarardadırlar.
Kuran'da reenkarnasyon
yoktur, ölüm ve dirilme bir keredir
Reenkarnasyon hiçbir ilahi kaynağa dayanmayan
batıl bir inançtır. Ancak sadece Hint dinlerinde değil,
dünyanın her yerinde reenkarnasyona inanan, daha doğrusu
reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen insanlar bulunmaktadır.
Bunun nedeni, dine inanmayan, ahiretin varlığını inkar eden,
ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde
kalmaktan korkan insanların, reenkarnasyonu, bu korkularını
yenmek için bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü reenkarnasyon
inancının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın
yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek
dışı bir telkin yatmaktadır.
Oysa Kuran'da ölümün ve dirilişin bir kez
olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir
hayat yaşar, bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra
tekrar diriltilerek, dünyada tüm yapıp ettiklerine göre
sonsuza kadar cennette veya cehennemde kalmayı hak eder.
Yani insanın bir dünya hayatı, bir de sonsuza kadar yaşayacağı
ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına
geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir:
Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye
(tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz
onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler. (Enbiya Suresi,
95)
Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği
zaman, der ki: "Rabbim, beni geri çevirin. Ki, geride bıraktığım
(dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla, gerçekten bu,
yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların
önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel
(berzah) vardır. (Mü'minun Suresi, 99-100)
Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi,
insanların bir bölümü ölüm ile karşılaşınca, tekrar dirilme
ümidi içinde olacaklardır. Ancak, kendilerine bunun kesinlikle
mümkün olmadığı o an açıklanacaktır. Allah bir başka ayetinde
insanların ölümü ve diriltilmesi ile ilgili şunları bildirir:
Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz?
Oysa ölü iken sizi o diriltti; sonra sizi yine öldürecek,
yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz. (Bakara
Suresi, 28)
Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi, insan
başlangıçta ölüdür, yani yaratılışının temeli başlangıçta,
toprak, su, çamur gibi cansız maddelerden oluşmaktadır.
Daha sonra Allah bu cansız yığına "bir düzen içinde şekil
verip" diriltir. Bu dirilişten belli bir süre sonra insan,
yaşamı sona erince tekrar öldürülür ve toprağa geri döner,
çürüyüp-ufalanıp toz haline gelir. Bu da insanın ikinci
defa ölü haline geçişidir. Geriye ise son kez diriltilmesi
kalmıştır. Bu da ahiretteki dirilmesidir. Her insan ahirette
diriltilecek ve bir daha geri dönüşün mümkün olmadığını
anlayarak, dünyada yaptığı herşeyin hesabını verecektir.
Diğer ayetlerde de insanın dünyaya geldikten
sonra tek bir ölümden başka ölüm tadmayacağı şöyle bildirilir:
Orda, ilk ölümün dışında başka
ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından
korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak.
İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi,
56-57)
Yukarıdaki ayetler, ölümün sadece bir kez
olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir.
İnsanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek
ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl
inançları kabul etmek isteseler de, gerçek olan, öldükten
sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Her insan sadece
bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra, Allah'ın takdiri
olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır.
Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere
göre, cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır.
Allah, sonsuz adalet sahibi, sonsuz merhametli ve şefkatli
olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak
verendir.
Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden
korkarak, batıl inançlarda teselli aramak ise, hiç şüphesiz
insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi
bir insan, bu yönde bir korkusu varsa, cehennem azabından
kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a
yönelmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a
uymalıdır.


1- Prof.
Dr. Günay Tümer, Prof. Dr. Abdurrahman Küçük, Dinler Tarihi,
Ocak Yayınları, Ankara 1993, s.91-92 